Trump yönetiminin İran ile ilgili stratejisi gün yüzüne çıktı ve bu durum hem siyasi rakipleri hem de kendi partisi içindeki müttefikleri arasında ciddi endişelere yol açtı. ABD Başkanı Donald Trump’ın tutarsız açıklamaları ve agresif davranışları, kabinedeki üyeleri de rahatsız etmeye başladı. Hürmüz Boğazı’nda uygulanan abluka ve barış görüşmelerinin tıkanması, Trump’ın İran’a yönelik sarf ettiği hakaretlerle birleşince, siyasi atmosfer gerildi. Bir Trump yönetimi kaynağı, Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, “Trump’ın tutumları tam bir felaket” ifadelerini kullandı.
İNANDIRICILIK KAYBOLDU Trump’ın ani öfke patlamaları ve dikkat dağınıklığı, kabine üyeleri arasında belirsizliğe yol açtı ve Beyaz Saray’ın stratejik planlarını olumsuz etkiledi. Yönetim içindeki kaynaklar, Trump’ın başarılarını duyurmanın artık inandırıcılığını yitirdiğini vurguladı. Trump, ateşkesi uzattığını duyururken, bir gün önce bombardıman tehdidinde bulunmuştu. Bu çelişkili tutum, barış sürecinin tıkanmasına dair endişeleri artırdı. Son 48 saat içinde yaşanan gelişmeler, Beyaz Saray koridorlarındaki kafa karışıklığını gözler önüne serdi. Trump, bir taraftan anlaşmanın çok yakın olduğunu savunurken, diğer taraftan hedefin erişilemez olduğunu ifade etti. Pazar günü yardımcısı JD Vance’in müzakereler için Pakistan’a gitmesini açıkladı; fakat Vance hala Beyaz Saray’da bekliyor ve bu durum diplomasideki karmaşayı göstermekte. Tahran, çökmekte olan barış sürecinden çekildiğini bildirerek, ilk adımı atan taraf oldu.
BELİRSİZLİK HAKİM Yönetim içinde kimse neler olup bittiğini veya gerçek planın ne olduğunu net bir şekilde anlayamıyor. Telegraph’a konuşan bir kaynak, “Yönetimde kimse ne olduğunu veya ne planlandığını bilmiyor. Şu anda hangi hedefi izlediğimizi bile anlamıyoruz. Her şey dev bir karmaşadan ibaret ve ortada hiçbir netlik yok” sözleriyle durumu özetledi. Kaynağa göre, Trump’ın en yakın yardımcıları, onun sosyal medyada paylaştığı ses getiren fakat sonuç getirmeyen mesajlarıyla başa çıkmakta zorlanıyor. Trump, savaşın yönetimi sırasında geleneksel devlet yapısını ve ulusal güvenlik toplantılarını tamamen göz ardı etti. Bunun yerine, sadece kendi içgüdüleri ve yanındaki sadık ekibin sunduğu verilerle hareket ediyor. Eski danışmanı John Bolton, “Artık eski süreçlerin hiçbiri etkin değil çünkü Trump bunları sevmiyor ve kısıtlandığını hissediyor. İlk döneminde bu süreçlerin ona nasıl fayda sağladığını biliyorduk, fakat şimdi canı ne isterse onu yapabileceğini düşünüyor” değerlendirmesinde bulundu.
YARDIMCILAR GERÇEKTEN ENDİŞELİ Savunma Bakanı Pete Hegseth, bu çatışmayı askeri doktrinlerden uzak bir dini çerçeveye yerleştiriyor. Trump ise Hegseth’in savaşın sona ermesini istemediğini ve bombardıman kampanyasının en büyük destekçilerinden biri olduğunu dile getiriyor. Özel Kalem Müdürü Susie Wiles, yardımcıların başkana savaşla ilgili her durumu olumlu bir şekilde yansıttığından endişe ediyor. Bir zamanlar dış savaşlara karşı olan isimler, kabinedeki pozisyonlarını korumak için sessiz kalmayı tercih ediyor. Trump’a her gün askeri başarıları öven videolar gösteriliyor, ancak sahadaki başarısızlıklar dikkatlice saklanıyor. Bir diplomat, “Görüşmelerde kaosa yol açan şey, Trump’ın paylaşımları. Her bir gönderinin arkasında genellikle borsa ile ilgili bir sebep var” ifadesini kullandı. Nisan başında savaşın sona ereceğini belirten Trump’ın üzerinden 52 gün geçmesine rağmen, temel engeller hala aşılamadı.