Soğuk Algınlığı ve Grip Hakkında Bilinen Yanlışlar
Soğuk algınlığı (nezle) ve grip mevsimi geldiğinde hayat bazen çekilmez bir hal alıyor. Pek çoğumuz bu süreci ya bizzat yatakta dinlenerek ya da hasta bir aile ferdine bakarak geçiriyoruz. Artık yaşamın kaçınılmaz bir parçası gibi görülen bu hastalıklar, her yıl kapımızı çalmaya devam ediyor. Ancak bu dönemlerde ortalıkta dolaşan bilgiler, bazen hastalıktan daha yorucu olabiliyor.
Soğuk algınlığı ve grip hakkında doğru bildiğimizi sandığımız birçok bilgi, aslında bilimsel dayanaktan yoksun birer şehir efsanesinden ibaret. Kulaktan dolma tavsiyeler ve yanlış inanışlar, iyileşme sürecini hızlandırmak yerine bazen işleri daha da karıştırıyor. Gelin, bu mevsimi daha bilinçli atlatmak için doğru sanılan o meşhur yanlışlara ve gerçeklere birlikte bakalım…Grip aşısıyla ilgili en büyük yanılgılardan biri, insanların grip olmalarına neden olduğunu düşünmeleri.
Grip aşısı sizi hasta etmeyecek, zayıflatılmış veya etkisizleştirilmiş bir grip türü ile yapılır. ABD Ulusal Bulaşıcı Hastalıklar Vakfı’nın (NFID) belirttiğine göre, aşının yürürlüğe girmesi yaklaşık iki hafta sürüyor, bu nedenle insanların bu iki haftalık dönemde aşı devreye girmeden başka bir kaynaktan grip olmaları sıra dışı bir durum değil. Muhtemelen yıllardır bu cümleyi duyuyorsunuz: Soğuk havalarda ıslak saçla dışarı çıkmak soğuk algınlığına neden olur.
Bu aslında doğru değil. Cleveland Clinic’in belirttiği üzere, soğuk algınlığına neden olan bir virüstür ve soğuk havalarda ıslak saçla dışarı çıkmak bu virüsün yokluktan bir anda ortaya çıkmasına sebep olmaz. Soğuk havaların virüsler için daha iyi üreme alanları olduğunu belirtseler de, soğuk saçın soğuk algınlığı ile hiçbir ilgisi yoktur. Ne kadar sağlıklı olursa olsun, istisnasız herkes gribe yakalanabilir.
