Doktorun Tavsiyesiyle Cam İşlemeciliğine Adım Attı, Şimdi Kendi Atölyesinin Sahibi

Mali müşavir olarak çalışırken yaşadığı beyin kanaması sonrasında doktorunun “Bir hobi edin” önerisiyle cam işleme sanatına yönelen Yasemin Dikmen, bu tutkusunu kısa sürede profesyonel bir mesleğe dönüştürdü. 2016 yılında Eskişehir’de cam sanatıyla tanışan Dikmen, zamanla bu alanda ustalaşarak mali müşavirlik kariyerini geride bırakıp kendi atölyesini kurmayı başardı.

Unutulmaya yüz tutmuş bir sanat dalını geleceğe taşımak için çaba gösteren Dikmen, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından “somut olmayan kültürel miras taşıyıcısı” unvanını aldı. Burdur Kültür Merkezi’nde düzenlenen Yaşayan Miras Şöleni’nde stant açarak katılımcılara cam sanatını tanıttı ve kendi eserleri hakkında bilgi verdi.

“Geçmişte yaptığımız sanatları unutmamak bizi yaşatır.” diyen Dikmen, geleneksel sanatları yaşatma hedefiyle çalışmalarına devam ediyor. Nazar boncuğu, küçük vazolar ve takılar üreten sanatçı, “Hayal gücünüzle sınırlı her şeyi yapmaya çalışıyoruz. Geleneksel sanatların yanı sıra modern eserler de üretiyoruz.” şeklinde konuştu.

Kalıp kullanmadan maşa, cımbız ve bisturi ile camı şekillendiren Yasemin Dikmen, oğlu ile de gurur duyuyor. Oğlunun 8 yaşında cam sanatına başladığını belirten Dikmen, “Şu an Türkiye’nin en genç cam sanatçısı. Odun Pazarı Cam Müzesi’nde 6 eseri sergileniyor.” ifadelerini kullandı.

Çocuklara cam sanatını sevdirmeye çalışan Dikmen, “Geleneksel sanatlarımızı ve kültürümüzü unutmamalıyız. Bunu modern sanatla birleştirirsek daha eğlenceli hale gelir.” diyerek genç nesillere ulaşma çabasını sürdürdüğünü vurguladı.