Eski Özelleştirme İdaresi Başkanı ve Ekonomiden Sorumlu eski Devlet Bakanı Ufuk Söylemez, Türkiye’deki özelleştirme politikalarının eksikliklerine dikkat çekti. AKP hükümetinin özelleştirme anlayışının rekabeti göz ardı ettiğini belirten Söylemez, “Özelleştirme, yalnızca kârlı ve tekel niteliğindeki kamu kurumlarının satışını ifade etmez. Bu süreç, gelir elde etmek amacıyla değil, belirli ilkelere uygun olarak yürütülmelidir” dedi. Özelleştirmenin, devletin rekabet koşullarını gözeten bir yaklaşım çerçevesinde yapılması gerektiğinin altını çizen Söylemez, mevcut uygulamaların bu ilkelere aykırı olduğunu ifade etti.
Söylemez, köprü ve otoyolların işletme hakkının özelleştirilmesine karşı çıkarak, bu tür varlıkların tekel niteliği taşıdığını ve özelleştirme sürecinin yolsuzluk ve istismar risklerini beraberinde getirebileceğini vurguladı. “Köprü ve otoyollar, devletin kontrolü altında tutulması gereken, stratejik öneme sahip kuruluşlardır. Bu tür varlıkların özelleştirilmesi, ulusal çıkarlar açısından sorunlara yol açabilir” dedi.
Her kurumun özelleştirme kapsamına alınamayacağının altını çizen Söylemez, ABD’deki bazı özelleştirme uygulamalarına örnek vererek, bu tür uygulamaların yüksek maliyetler ve sosyal sorunlar doğurabileceğini belirtti. “AKP’nin ekonomi politikaları sonucunda Türkiye’de yaşam standartları düşüyor. Su, park gibi temel hizmetlerin maliyetleri artmış durumda” diye ekledi.
Söylemez, geçmişte Türk Telekom ve Tekel gibi önemli kuruluşların özelleştirilmesinin Türkiye için büyük mali kayıplara yol açtığını hatırlatarak, köprü ve otoyolların işletme hakkının devrinin de benzer sorunlara yol açabileceğini ifade etti. İktidarın yanlış politikalarının sonuçlarını görmesi ve muhalefetin bu özelleştirme anlayışına karşı duyarlı olması gerektiğine vurgu yaptı. Bu bağlamda, özelleştirme sürecinin daha dikkatli ve kapsamlı bir şekilde ele alınması gerektiğini dile getirdi.