TİM Başkanı Gültepe: Sanayinin nefese ihtiyacı var yüzde 50 faize dayanamayız

Haber gorseli

Hamide HANGÜL

Erken sanayisizleşme teh­likesine dikkat çekilen ve “Bi­rinci problemimiz fiyat ya­kalayamıyoruz ve nakit akışı öncelikli hale geldi” diyen sa­nayiciler, Ar-Ge ve inovasyo­na daha fazla pay ayrılması gerektiğine vurgu yaparken, yüksek faiz ve maliyetin üre­timi, ihracatı zorladığının al­tını çizdi.

“Avrupa daralıyor, mevcut pazarı kaybediyoruz”

Panelde konuşan Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, tüm sanayilerde sorun ol­duğunu dile getirerek, “Ne­fes alamıyoruz, nefes ihtiyaç var” diyerek, bu noktada na­sıl marka alınabileceğini sor­du. İhracatta 275 milyar dolar gerçekleştiğine işaret eden Gültepe, “Bundan sonra nasıl olacak? Avrupa’nın durgun­luğunu biliyoruz.

Şu anda biz mevcut pazarı kaybediyoruz. Önümüzdeki dönmede Tür­kiye’yi, ilk 10 ülke arasına çı­karma vizyonumuz var. Dola­yısıyla ya bu programdan vaz­geçilecek ya da başka bir şey olamayacak” diye konuştu. Enflasyon yüzde 20’nin altı­na düşse de bu maliyetleri dü­zeltecek bir hareket gerekti­ğine işaret eden Gültepe, söz­lerini şöyle sürdürdü: “Son 2-3 yılda konkordato sayıları üç katına çıktı. Niye? Hep mi başarısız bu iş insanları?

Ne değişti? Kendi yaptığı planla, ekonomik planlar farklılaştı. Faiz yüzde 18-20’ydi, yüzde 5o’yle alıyoruz. Yüzde 50 fa­izle hangi iş insanı kredi alıp, iki sene dayanabilir? Dayana­maz.” Gültepe, döviz kuruna yönelik bir soru üzerine, “Dö­viz artsa da sorun çözülmez. Kısa süreli bir ilaç olur” yanı­tını verdi.

“Karlılıkların gerilemesiyle karşı karşıya kalabiliriz”

TEPAV Ekonomik ve Ya­pısal Politikalar Merkezi Di­rektörü Dr. Burcu Aydın da Türkiye’nin, OECD ülkeleri arasında en yüksek enflasyo­na sahip ikinci ülke olduğu­nu, yüksek faizin bir problem olduğunu vurguladı.

Aydın, “Türkiye’deki üretim mali­yetlerinin yurt dışındaki fir­malardan daha yüksek sey­rettiği ve sanayicinin kur yo­luyla bunu yansıtamadığı, karlılık oranlarının da gerile­diği bir süreçle karşı karşıya kalacağız gibi duruyor. Bunun en net dönüşümü içinde olan sektörleri arasında tekstil, gi­yimi, deri, mobilyacılık var” dedi. DEİK Türkiye- Avust­ralya İş Konseyi Başkanı Ste­ven Young ise küresel alanda tüm dünyanın değişim için­de olduğunu söyledi.

Young, “Bunlar kozmetik değil, köklü değişimler” dedi. Türkiye’ye bakıldığında, son 30-40 yıl­lık sanayi modelinin, bu de­ğişimleri iyi analiz edip uyum sağlaması gerektiğini ifade eden Young, “Biz, rekabet­çi avantajı maliyet tarafın­da arıyoruz, ancak çok hızlı bir şekilde nitelikli tarafa ge­çip, gelir tarafında rekabet­çi avantaj sağlamalıyız.

Daha nitelikli ürünler, daha yük­sek katma değerli ürünler ve­ya şirketler satın alırsınız ge­lişmiş pazarlarda o hedeflere gitmek için. Şu anda ikisi de mümkün. Yurt dışında dünya kadar satılık firma var. İkin­ci nesil, babasının firmasını devralmak istemiyor. İkin­ci nesil ilgilenmiyor. Alman­ya’da sadece, 300 binden fazla firma var bu kategoride. Bun­lara bakmamız lazım.”

“Makyajdan önce böbrek taşı alınmalı”

İSO Meclis Üyesi Erkan Özkan, ihracatçının yurt dışı pazarlarda fiyat rekabetini kaybettiğini dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz pahalıyız. Başka hiçbir problemiz yok. Ar- Ge inovasyon konularına katılmıyor değilim, ancak bizim ipek kirpik takmaktan, ruj sürmekten, makyajdan önce böbreklerimizdeki taşın alınması lazım, kanserin alınmasına ihtiyacımız var.”

Fiyat problemi çözüldüğünde, dünyanın her yerine mobilya satabileceklerini söyleyen dile getiren Özkan, “Biz bir şey istemiyoruz. Biz dünyanın her yerine mobilya satıp, 6’ncı sıraya yerleşmişken dünyada, bugün 10-11’inci sıralara geriledik. Biz markette, restoranda her şeyde pahalıyız” diye konuştu.

yok

Author: Zeynep Yılmaz